Şimdiye kadar yediğiniz en lezzetli “hamburger” hangisi idi?

Peki ya en iyi “simit”i nerede yemiştiniz? 

Çok yüksek ihtimal cevaplarınız arasında McDonald’s yada Simit Sarayı yok.

Nasıl olurda bu markalar işlerinin odak noktasında olan bir ürünü en iyi kendileri yapmadan alanlarının en büyük markaları olabilirler hiç düşündünüz mü?

Cevabı çok basit. SİSTEM

Dünyanın en büyük markalarının başarısının arkasında yatan da bu; Sistemelerinin olması. Global anlamda başarıya ulaşmış markalara baktığımızda gördüğümüz;  ilk odakları ürünlerinin ne kadar çok kişi tarafından kabul gördüğü ve tüketildiği. Elbette ürünlerinin kaliteside çok önemli ama örnekte de gördüğünüz gibi en iyi, en kaliteli yada en lezzetli olmalarına gerek yok. En çok satan olmaları yeterli.

Ticari bir model olan “Franchise” ise markaların bu hedeflerine ulaşmak için kullandıkları sistemin adı.

Franchise Modeli Nedir?

Tüm Dünya da geçerliliği olan Franchise modeli, belli kalite ve standarta ulaşmış, kendi sistemini kurmuş markaların girişimciler ile yapmış olduğu bir iş birlikteliğidir.

Her iki taraf içinde ticari kazanç fırsatları sunar. Marka ürün ve hizmetlerini bu model sayesinde çok daha büyük kitlelere ulaştırır. Girişimci ise markanın gücü ve bilgi birikimi sayesinde kendi başına kuracağı bir iş modelinden daha başarılı ve karlı olma şansını yakalar. Elbette Franchise modelinde girişimcinin riski sıfır değildir, markayı temsil edebilmek için belli bir tutar ödemiştir ve bu tutar karşılığında hedeflediği cirolara ulaşamayabilir, zarar edebilir. Ama bu zarar etme riski, doğru bir sektör, doğru bir marka, doğru bir lokasyon seçimi ile giderek sıfıra yaklaşır.

Enine Boyuna Franchising

Geçtiğimiz hafta bu ticari modeli daha yakından tanımak için Become A Franchise‘in sponsorluğunda Genç Liderler ve Girişimciler (JCI) Derneğinin düzenlediği Enine Boyuna Franchising-2 etkinliğine katıldım.

Konuşmacılar:
Güçlü Şeneler / CEO / Özsüt
Özgür Yaprak / Operations Director / Simit Sarayı
Halit Uğur Kesemen / General Manager / Krispy Kreme Turkey
Ayça Gür / Franchising Manager / McDonald’s Turkey

Çok değerli konuşmacıların yer aldığı etkinlikte konu başlıkları şunlardı:

Franchise sistemi gerçek anlamda Türkiye’de başarılı oldu mu?
Franchise alırken nelere dikkat etmek gerekir ?
Franchise sitemi Türk girişimcisinin temel özelliklerine uygun bir sistem midir?
Türkiye’de franchise nereye gidiyor?
Başarılı bir franchise sistemi nasıl kurulur?

Aldığım notlardan bazıları ise şunlardı;

Krispy Kreme Türkiye Genel Müdürü, Halit Uğur Kesemen’nin tan bir girişimcilik hikayesi var, mutlaka izlemenizi tavsiye ederim buradan. Halit Bey hızla büyüyen 150 kişilik bir ekibi yönetiyor. Marka sahipleri ve yatırımcıların tam desteğini arkasına alarak yakın zamanda franchise modeline başlamış durumdalar. Yatırımcılara oldukça karlı bir model sunabiliyorlar. 45 bin dolardan başlayan anahtar teslim işleri için 16-18 ay gibi kısa bir sürede yatırım geri dönüşü hesaplayabiliyorlar. Ve hatta bunu yatırımcıya garanti edebiliyorlar. Burası çok ilginç, hiç bir franchise veren firmanın yapmadığı bir modele sahipler. Sözleşmede yatırım geri dönüş sürelerini garanti ederek, girişimcinin riskini sıfırlayabiliyorlar. Benim çok dikkatimi çekmişti açıkcası.
Dijital Medya Çok Önemli
Halit bey özellikle iş modellerinde dijital medyayı çok önemsediklerinden, yönetim olarak düzeli bir şekilde dijital medyayı nasıl daha etkin kullanabiliriz başlıklı toplantılar yaptıklarından bahsetti. Yatırım yapmayı düşünen bir girişimci olsaydım şayet Halit Beyin konuşmalarından sonra Krispy Kreme i ciddi düşünürdüm.  

 

Franchise alanında göğüsümüzü kabartan markamız Simit Sarayı‘ndan Özgür Beyde girişimcilerin bir marka ile çalışmadan önce o markanın müşterisi olamanın ve bağ kurmanın çok önemli olduğundan bahsetti. Ayrıca kendisinden Simit Sarayının başarısının arkasında yatan dinamikleri ve tüm Dünyadaki operasyonlarını nasıl yönettiğini dinledik.

 

 

Özsüt CEO’su Güçlü bey ise bir girişimcinin neden franchise alması gerektiği harika örnekler ile özetledi.
Franchise riski sıfıra indirmiyor ama minimuma çekiyor. Yerel yada kendi markanıza göre ilk günden markanın müşterikitlesini çekersiniz. Ve elbette standart haline gelmiş kalite. Tabi bir girişimci için maliyetlerde çok önemli. Buna da dikkat çeken Güçlü bey, kendi markanızı yaratmak maliyetler açısından ilk etapta karlı gibi gözüksede uzun vadede hiç de öyle değildir dedi.
Her Noktaya Özsüt Açtırmıyoruz
Girişimci adaylarından gelen talepleri dikkatle incelediklerini, her gelen talebe olumlu geri dönüş yapamadıklarını belirtti. Mutlaka o bölgedeki popülasyon, alım gücü vb. gibi kriterlere bakarak değerlendiriyoruz dedi. Ve ekledi. Denetime çok önem veriyoruz. Gün aşırı mağazalarımızı denetliyoruz. Gizli müşterileri raporları benim için çok önemli. Sonuçta girişimcilere en değerli varlığımızı markamızı emanet ediyoruz.

 

McDonald’s tan Ayça Hanım ise sunları aktardı. Bizim için doğru girişimci herşeyden önemli. Franchise başvurusunda bulunan tüm girişimciler ile uzun görüşmeler yapıyoruz, ne kadar ciddi olduklarını anlamaya çalışıyoruz. Bir haftadan 6 aya kadar mağazalarımızda farklı departmanlarda çalıştırarak işin ruhunu anlamalarını istiyoruz. Tabi bazen ikinci gün vazgeçenlerde olabiliyor. Ama bu bizi mutlu ediyor, bu sayede işini tutku ile yapabilecek doğru girişirimcileri bulabiliyoruz.
Her gün 70 Milyon İnsan Ağırlıyoruz
22 sayfalık bir franchise sözleşmemiz var, işimizi şansa bırakamayız. Her gün McDonald’s larda 70 milyon insanı ağırlıyoruz. Milyonda bir bile bizim için büyük bir risk.

 

Etkinlik yaklaşık 2 saat sürdü. Dünya çapında inanılmaz noktalara gelmiş franchise sektörünün Türkiye’de henüz yolun başında olduğu çok net. Bu sistem girişimciler tarafından doğru bir şekilde anlaşılıp kullanıldığı takdirde Türkiye’den de başka önemli franchise markalarımızın çıkması mümkün olacaktır diye dünüyorum.

Bir sonraki etkinliğe de mutlaka katılmak istiyorum. Umarım bir sonrakinde”başarılı bir franchise sistemi nasıl kurulur?”başlığı daha çok konuşulur.:)

BONUS 🙂

Etkinlik daha başlamadan, 1999-2000 tarihinde part-time olarak McDonald’s ta çalıştığım esnada Bölge Müdürüm olan Zeynel Bey ile 18 yıl sonra tekrar karşılaştım. İnanılır gibi değil. Dünya gerçekten çok küçük bir yer. Şuan Zeynel Bey Pizza Bulls markasının Genel Müdürlüğünü yapıyormuş. En kısa süre içinde kendisini ziyarete gideceğim.

 

Ziya KIZILTAN

Bir Cevap Yazın